Dizden ses gelmesi, tıbbi adıyla “krepitasyon”, genellikle diz eklemi hareketi sırasında duyulan çıtırtı, tıklama veya sürtünme sesidir. Bu durum, eklem yüzeylerinin sürtünmesi, hava kabarcıklarının patlaması veya bağ dokularının hareketiyle oluşabilir.
Kıkırdak aşınması, dizden ses gelmesinin en yaygın nedenlerinden biridir. Özellikle osteoartrit gibi dejeneratif hastalıklarda, diz hareket ettikçe yüzeylerin düzgün olmaması ses oluşumuna yol açar. Bu durum zamanla ağrı ve sertlikle birlikte görülebilir.
Menisküs problemleri veya bağ dokusu zorlanmaları da dizden gelen seslerin altında yatan patolojik nedenler arasında yer alabilir. Genç yaşlarda spor yaralanmaları sonrası, ileri yaşta ise tekrarlayan zorlanmalar sonrasında ses artışı görülebilir.
Fizyolojik yani normal sesler de herhangi bir hastalık olmadan dizden gelebilir. Bu tip sesler genellikle ağrısızdır ve hareketle birlikte geçici olarak oluşur. Ancak sesle birlikte ağrı, şişlik veya kilitlenme varsa ortopedi uzmanına başvurulmalıdır.
Yazı İçeriği
Dizden Gelen Sesler Ne Anlama Gelir?
Diz eklemi; kemikler, kıkırdak dokular, bağlar, menisküsler ve eklem sıvısından oluşan karmaşık bir yapıdır. Hareket sırasında bu yapıların birbiriyle uyumlu şekilde çalışması beklenir. Ancak eklem içindeki küçük değişiklikler bile ses oluşmasına yol açabilir. Duyulan sesin türü, sıklığı ve eşlik eden belirtiler neden konusunda ipucu verebilir.
Bazı kişiler dizden gelen sesi sadece bir çıtırtı olarak tanımlarken, bazıları sert bir kütleme ya da sürtünme hissinden söz eder. Her ses aynı anlama gelmez ve her zaman bir hastalık göstergesi değildir.
Dizlerden Ses Gelmesinin Yaygın Nedenleri
Dizden ses gelmesinin arkasında farklı mekanizmalar olabilir. Bunların bir kısmı tamamen fizyolojik kabul edilirken, bazıları eklem sağlığıyla ilişkili olabilir.
Eklem Sıvısındaki Gaz Kabarcıkları
Diz eklemi içinde kayganlığı sağlayan sinovyal sıvı bulunur. Hareket sırasında bu sıvı içinde küçük gaz kabarcıkları oluşup aniden patlayabilir. Özellikle diz uzun süre sabit kaldıktan sonra hareket ettirildiğinde ortaya çıkan bu sesler genellikle ağrısızdır ve tıbbi açıdan sorun olarak değerlendirilmez.
Bağ ve Tendonların Hareketi
Diz çevresindeki bağlar ve tendonlar, hareket esnasında kemik çıkıntıları üzerinden kayabilir. Bu kayma sırasında “tık” şeklinde ses duyulabilir. Spor yapan kişilerde veya ani hareketlerde bu durum daha sık fark edilir. Çoğu zaman geçicidir ve ek bir belirti yoksa endişe yaratmaz.
Kıkırdak Yüzeylerde Düzensizlik
Eklem yüzeyini kaplayan kıkırdak dokunun pürüzsüzlüğünü kaybetmesi, kemiklerin hareket sırasında birbirine sürtünmesine yol açabilir. Bu durumda sürtünme veya çıtırtı benzeri sesler duyulabilir. Özellikle yaş ilerledikçe ya da eklemi zorlayan aktiviteler sonrasında bu tür sesler daha belirgin hale gelebilir.
Menisküsle İlişkili Durumlar
Menisküsler, diz içinde yük dağılımını sağlayan yarım ay şeklindeki yapılardır. Menisküs dokusunda hasar ya da yapısal değişiklik olduğunda, diz hareketi sırasında takılma hissiyle birlikte ses oluşabilir. Bu ses çoğu zaman tek başına değil, ağrı ya da kilitlenme hissiyle birlikte tarif edilir.
Dizden Ses Gelmesi Her Zaman Sorun mudur?
Dizden ses gelmesi tek başına bir hastalık anlamına gelmez. Ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı ya da dizde boşalma hissi yoksa, çoğu durumda bu sesler masum kabul edilir. Özellikle genç ve aktif bireylerde, yoğun fiziksel aktivite sonrasında geçici sesler duyulması sık rastlanan bir durumdur.
Ancak sesle birlikte dizde rahatsızlık hissi oluşuyorsa ya da günlük yaşamı etkilemeye başlamışsa, durumun ciddiyeti yeniden değerlendirilmelidir. Burada önemli olan sesin kendisinden çok, eşlik eden belirtilerdir.
Hangi Belirtiler Dikkate Alınmalıdır?
Bazı durumlarda dizden gelen sesler, altta yatan bir eklem problemine işaret edebilir. Aşağıdaki belirtiler eşlik ediyorsa uzman görüşü almak önemlidir:
- Dizde sürekli veya artan ağrı
- Şişlik ya da ısı artışı
- Hareket sırasında takılma veya kilitlenme hissi
- Dizde güvensizlik ya da boşalma duygusu
- Günlük aktiviteleri yaparken zorlanma
Bu belirtiler, eklem yapılarının daha ayrıntılı değerlendirilmesini gerektirebilir. Klinik muayene ve gerekli görüldüğünde görüntüleme yöntemleriyle neden netleştirilebilir.
Dizden Ses Gelmesi Kimlerde Daha Sık Görülür?
Diz eklemi vücut ağırlığını taşıyan en önemli eklemlerden biridir. Bu nedenle bazı gruplarda dizden ses gelmesi daha sık rapor edilir. Uzun süre ayakta kalanlar, yoğun spor yapanlar, fazla kilo nedeniyle dizlerine ekstra yük binen kişiler ya da daha önce diz travması geçirmiş olanlar bu durumu daha sık fark edebilir.
Ayrıca masa başı çalışan ve uzun süre hareketsiz kalan kişilerde, eklem hareketi başladığında geçici sesler duyulabilir. Bu durum çoğu zaman eklemin yeniden harekete uyum sağlamasıyla ilişkilidir.
Diz Sağlığını Korumak İçin Nelere Dikkat Edilebilir?
Dizden ses gelmesini tamamen engellemek her zaman mümkün olmasa da, eklem sağlığını destekleyen bazı genel yaklaşımlar vardır. Düzenli ve kontrollü egzersiz yapmak, diz çevresi kasların dengeli şekilde çalışmasına yardımcı olabilir. Ani ve zorlayıcı hareketlerden kaçınmak, eklemi koruma açısından önemlidir.
Günlük yaşamda dizleri aşırı zorlayan alışkanlıkların farkında olmak da fayda sağlar. Uzun süre çömelerek çalışmak ya da ani yön değiştiren hareketler, diz eklemi üzerinde ekstra stres yaratabilir. Bu noktada kişiye özel öneriler için uzman değerlendirmesi önem taşır.
Ne Zaman Uzman Görüşü Alınmalıdır?
Dizden ses gelmesi uzun süredir devam ediyorsa ve giderek artıyorsa, mutlaka değerlendirilmelidir. Özellikle ağrı, şişlik veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa, durumun kişiye özel olarak ele alınması gerekir. Her diz sesi aynı anlama gelmez ve her bireyin eklem yapısı farklıdır.
Uzman hekim, kişinin yaşı, yaşam tarzı, şikâyetlerin süresi ve şiddetine göre değerlendirme yapar. Gerekli görülen durumlarda ileri incelemeler planlanabilir. Burada amaç, erken dönemde olası sorunları fark ederek eklem sağlığını korumaktır.

Prof. Dr. Murat Demirel, 1974 yılında Ankara’da doğmuş, 1998 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde uzmanlık eğitimine başlamış ve 2004 yılında Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı unvanını almıştır. Uzmanlık sonrası dönemde kas-iskelet sistemi hastalıklarının cerrahi ve konservatif tedavilerine odaklanmış, yenilikçi ortopedik yaklaşımları klinik pratiğine entegre etmiştir.
Omuz, diz, kalça ve ayak bileği eklemlerine yönelik ileri düzey cerrahi uygulamalarda uzmanlaşan Prof. Dr. Demirel; omuz artroskopisi, diz protezi, robotik cerrahi, kök hücre tedavisi ve PRP uygulamaları konularında deneyim sahibidir. Güncel ortopedi pratiğinde fonksiyonel sonuçları artıran minimal invaziv ve biyolojik tedavi yöntemlerini önceliklendirmektedir.
Halen Ankara’daki özel kliniğinde ortopedi ve travmatoloji alanında hasta kabul eden Prof. Dr. Murat Demirel, ileri görüntüleme teknolojileri ve multidisipliner yaklaşımla kişiye özel tedavi planları oluşturmaktadır. Cerrahi ve rejeneratif ortopediyi birleştiren vizyoner yaklaşımıyla, hareket sistemi hastalıklarının tedavisinde yaşam kalitesini merkeze alan modern çözümler sunmaktadır.

