Yaşa göre kırık kaynama süresi, kemik dokusunun biyolojik yenilenme kapasitesine bağlı olarak değişiklik gösterir. Çocuklarda kemik metabolizması hızlı olduğu için kırıklar genellikle 3–6 hafta içinde kaynar. Erişkinlerde bu süre 6–12 hafta arasında değişirken, ileri yaşta iyileşme daha uzun sürebilir.
Çocuklarda kırık iyileşme süresi, büyüme plaklarının aktif olması ve kemik hücrelerinin yüksek rejenerasyon kapasitesi sayesinde daha kısadır. Özellikle ön kol ve köprücük kemiği kırıkları hızlı kaynama eğilimindedir. Ancak kırığın tipi ve yer değiştirme durumu süreyi doğrudan etkiler.
Yetişkinlerde kemik kaynama süresi, kırığın lokalizasyonu, uygulanan tedavi yöntemi ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir. Sigara kullanımı, diyabet ve dolaşım bozuklukları iyileşmeyi geciktirebilir. Cerrahi tespit uygulanan vakalarda kontrollü takip önem taşır.
İleri yaşta kırıkların iyileşme süresi, kemik yoğunluğunun azalması ve osteoporoz varlığı nedeniyle uzayabilir. Kalça kırıkları gibi büyük kemik yaralanmalarında rehabilitasyon süreci tedavinin ayrılmaz parçasıdır. Düzenli beslenme ve uygun fizik tedavi kaynamayı destekler.
Yazı İçeriği
Kemik Kaynama Süreci Nasıl Gerçekleşir?
Kemik iyileşmesi, tıbbi olarak fraktür iyileşmesi olarak adlandırılır ve belirli evrelerden oluşur. Kırık sonrası ilk aşamada hematom fazı gelişir. Bu dönemde kırık hattında kanama olur ve pıhtı oluşumu başlar. Ardından inflamasyon (iltihabi yanıt) fazı gelir; bu süreç vücudun onarım mekanizmalarını aktive eder.
Takip eden evrede yumuşak kallus (geçici bağ dokusu köprüsü) oluşur. Bu yapı zamanla mineralize olarak sert kallus halini alır ve kemik dokusuna dönüşür. Son aşama ise remodeling (yeniden şekillenme) sürecidir. Bu dönemde kemik, eski dayanıklılığına ve anatomik yapısına mümkün olduğunca yaklaşır. Remodeling süreci aylar hatta yıllar sürebilir.
Bu biyolojik sürecin hızı ve kalitesi yaşa bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
Çocuklarda Kırık Kaynama Süresi
Çocukluk döneminde kemik dokusu daha yüksek hücresel aktiviteye ve güçlü kan dolaşımına sahiptir. Ayrıca kemik zarının (periost) kalın ve canlı olması iyileşmeyi hızlandırır. Bu nedenle çocuklarda kırık kaynama süresi genellikle erişkinlere göre daha kısadır.
Basit ve yer değiştirmemiş kırıklarda kaynama süresi ortalama:
- Üst ekstremite kırıklarında: 3–6 hafta
- Alt ekstremite kırıklarında: 4–8 hafta
olarak gözlemlenebilir. Ancak bu süreler kırığın tipine ve çocuğun yaşına göre değişir.
Çocuklarda ayrıca yeşil ağaç kırığı (greenstick fracture) gibi özel kırık tipleri görülür. Bu kırıklar kemik elastikiyetinin yüksek olmasından kaynaklanır ve genellikle daha hızlı iyileşir. Bununla birlikte büyüme plağını (epifiz plağı) ilgilendiren kırıklar dikkatle takip edilmelidir; çünkü bu bölge kemik gelişimi açısından kritik öneme sahiptir.
Erişkinlerde Kırık Kaynama Süresi
Erişkin bireylerde kemik metabolizması çocuklara kıyasla daha yavaştır. Ortalama kaynama süresi çoğu basit kırık için:
- Küçük kemiklerde (örneğin el parmakları): 4–6 hafta
- Önkol ve kol kemiklerinde: 6–8 hafta
- Bacak kemiklerinde (tibia, femur gibi): 8–12 hafta
şeklinde olabilir.
Ancak bu süreler yalnızca ortalama değerlerdir. Sigara kullanımı, diyabet, beslenme yetersizlikleri, D vitamini eksikliği ve dolaşım problemleri kaynama sürecini uzatabilir. Ayrıca parçalı (komminüte) veya açık kırıklar daha uzun iyileşme süresi gerektirebilir.
Cerrahi tedavi uygulanan kırıklarda kemik stabilitesi genellikle daha iyi sağlanır; ancak bu durum her zaman daha hızlı biyolojik kaynama anlamına gelmez. Mekanik stabilizasyon ile biyolojik iyileşme süreci birbirinden farklı kavramlardır.
İleri Yaşta Kırık Kaynama Süresi
İleri yaşta kemik yoğunluğu azalabilir. Özellikle osteoporoz (kemik erimesi), kemik mikro mimarisinin bozulmasına yol açarak kırık riskini artırır ve iyileşme sürecini etkileyebilir.
Yaşlı bireylerde kaynama süresi:
- Üst ekstremite kırıklarında genellikle 8–12 hafta
- Kalça veya büyük kemik kırıklarında 12 hafta ve üzeri
olabilir. Bununla birlikte eşlik eden kronik hastalıklar (örneğin diyabet, damar hastalıkları), yetersiz beslenme ve hareketsizlik iyileşme sürecini daha da uzatabilir.
Kalça kırıkları ileri yaşta sık görülür ve yalnızca kemik iyileşmesi değil, hastanın genel fonksiyonel durumu da önemlidir. Bu nedenle tedavi planlaması multidisipliner yaklaşım gerektirebilir.
Kaynama Süresini Etkileyen Faktörler
Yaş önemli bir belirleyici olsa da tek faktör değildir. Kırık kaynama süresini etkileyen başlıca unsurlar şunlardır:
- Kırığın tipi (parçalı, açık, deplase)
- Kırığın bulunduğu anatomik bölge
- Kan dolaşımı
- Sigara kullanımı
- Beslenme durumu (protein, kalsiyum, D vitamini)
- Enfeksiyon varlığı
- Uygulanan tedavi yöntemi
Örneğin açık kırıklarda enfeksiyon riski daha yüksektir ve bu durum kemik iyileşmesini geciktirebilir. Benzer şekilde sigara, kemik dokusuna giden kan akımını azaltarak kallus oluşumunu olumsuz etkileyebilir.
Kırığın Kaynamadığı Durumlar
Bazı vakalarda kemik beklenen sürede kaynamayabilir. Bu durum gecikmiş kaynama (delayed union) veya kaynamama (nonunion) olarak adlandırılır. Nonunion, kırık hattında biyolojik iyileşmenin gerçekleşmemesi anlamına gelir ve cerrahi müdahale gerektirebilir.
Belirtiler arasında devam eden ağrı, hareketle hassasiyet ve radyolojik olarak kaynama bulgularının görülmemesi yer alabilir. Ancak kesin değerlendirme ortopedi uzmanı tarafından klinik ve görüntüleme yöntemleriyle yapılır.
İyileşme Sürecinde Hastaların Dikkat Etmesi Gerekenler
Kemik kaynama süreci yalnızca zamana bağlı değildir; uygun bakım da önemlidir. Doktorun önerdiği immobilizasyon süresine uyulması gerekir. Alçı veya atelin erken çıkarılması kırık stabilitesini bozabilir.
Beslenmede yeterli protein alımı, D vitamini düzeyinin değerlendirilmesi ve gerekirse destek planlanması önem taşır. Sigaranın bırakılması iyileşme açısından olumlu katkı sağlayabilir.
Ayrıca kontrollü fizik tedavi süreci, kas kaybını önlemek ve fonksiyonel iyileşmeyi desteklemek açısından değerlidir. Ancak egzersiz programı mutlaka uzman önerisiyle planlanmalıdır.

Prof. Dr. Murat Demirel, 1974 yılında Ankara’da doğmuş, 1998 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde uzmanlık eğitimine başlamış ve 2004 yılında Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı unvanını almıştır. Uzmanlık sonrası dönemde kas-iskelet sistemi hastalıklarının cerrahi ve konservatif tedavilerine odaklanmış, yenilikçi ortopedik yaklaşımları klinik pratiğine entegre etmiştir.
Omuz, diz, kalça ve ayak bileği eklemlerine yönelik ileri düzey cerrahi uygulamalarda uzmanlaşan Prof. Dr. Demirel; omuz artroskopisi, diz protezi, robotik cerrahi, kök hücre tedavisi ve PRP uygulamaları konularında deneyim sahibidir. Güncel ortopedi pratiğinde fonksiyonel sonuçları artıran minimal invaziv ve biyolojik tedavi yöntemlerini önceliklendirmektedir.
Halen Ankara’daki özel kliniğinde ortopedi ve travmatoloji alanında hasta kabul eden Prof. Dr. Murat Demirel, ileri görüntüleme teknolojileri ve multidisipliner yaklaşımla kişiye özel tedavi planları oluşturmaktadır. Cerrahi ve rejeneratif ortopediyi birleştiren vizyoner yaklaşımıyla, hareket sistemi hastalıklarının tedavisinde yaşam kalitesini merkeze alan modern çözümler sunmaktadır.

