Menisküs yırtığı olanların yapmaması gerekenler arasında dizi zorlayan ani dönme hareketleri, çömelme ve ağır kaldırma ilk sırada yer alır. Bu tür aktiviteler menisküs dokusu üzerindeki basıncı artırarak yırtığın ilerlemesine, ağrı ve eklem içi ödemin şiddetlenmesine neden olabilir. Erken dönemde istirahat ve kontrollü hareket esastır.
Menisküs yırtığında kaçınılması gereken hareketler özellikle pivot hareketleri ve ani yön değiştirmelerdir. Futbol, basketbol ve tenis gibi temaslı veya yüksek tempolu sporlar diz eklemine yük bindirir. Bu durum eklem kıkırdağında hasar riskini artırarak cerrahi gereksinim olasılığını yükseltebilir.
Menisküs yırtığı sonrası yasak aktiviteler arasında uzun süreli çömelme, diz üstü oturma ve merdiveni hızlı çıkma yer alır. Derin fleksiyon gerektiren bu pozisyonlar menisküs üzerine binen kompresyon kuvvetini artırır. Günlük yaşam aktivitelerinde dizin nötral pozisyonda korunması önerilir.
Menisküs hasarında dikkat edilmesi gerekenler arasında kontrolsüz egzersiz yapmamak ve hekime danışmadan spora dönmemek bulunur. Uygun rehabilitasyon programı uygulanmadan yapılan egzersizler iyileşme sürecini uzatabilir. Fizik tedavi eşliğinde kas güçlendirme, eklem stabilitesini destekler.
Yazı İçeriği
Diz Ekleminin Biyomekaniği ve Menisküsün Rolü
Menisküsler medial (iç) ve lateral (dış) olmak üzere iki adet yarım ay şeklinde fibro-kıkırdak yapıdır. Bu yapılar dizde yük aktarımını dengeler, eklem yüzeyleri arasındaki sürtünmeyi azaltır ve stabiliteye katkı sağlar. Menisküs yırtığı oluştuğunda yük dağılımı bozulur ve eklem kıkırdağına binen basınç artabilir. Uzun vadede bu durum osteoartrit (kireçlenme) gelişimi için risk oluşturabilir.
Bu nedenle menisküs yırtığı tanısı almış bireylerin diz üzerine aşırı yük bindiren davranışlardan kaçınması gerekir. Ancak hangi aktivitelerin riskli olduğu, yırtığın tipi (longitudinal, radial, kompleks vb.), boyutu ve eşlik eden bağ yaralanmalarına göre değişebilir. Klinik değerlendirme her zaman bireysel yapılmalıdır.
Ani Dönme ve Zorlayıcı Hareketlerden Kaçınma
Menisküs yırtıkları sıklıkla diz sabitken gövdenin ani şekilde dönmesi sonucu oluşur. Bu nedenle:
- Ani yön değiştirme gerektiren sporlar (futbol, basketbol, tenis gibi),
- Diz sabitken gövdeyi döndürme hareketleri,
- Çömelme pozisyonunda ani kalkışlar
menisküs dokusuna ek stres bindirebilir.
Bu tür hareketler, yırtığın ilerlemesine veya diz içinde “kilitlenme” olarak tarif edilen mekanik takılmalara neden olabilir. Hastalar çoğu zaman dizin aniden takılması veya boşalma hissi yaşadıklarını ifade eder. Bu belirtiler ortaya çıktığında ortopedi uzmanı değerlendirmesi gerekir.
Derin Çömelme ve Diz Üzerine Aşırı Yüklenme
Derin çömelme (tam fleksiyon), diz eklemi içindeki basıncı belirgin şekilde artırır. Özellikle medial menisküs yırtıklarında bu pozisyon ağrıyı tetikleyebilir. Ağırlık kaldırırken yanlış teknik kullanımı veya çömelerek uzun süre kalmak menisküs üzerindeki kompresyonu artırabilir.
Bu nedenle:
- Uzun süre diz çökerek çalışmak,
- Ağır yükleri diz bükülü pozisyonda kaldırmak,
- Kontrollü egzersiz programı dışında squat benzeri hareketler yapmak
önerilmez.
Ancak bu, tüm egzersizlerin yasak olduğu anlamına gelmez. Aksine, uygun fizyoterapi programı diz çevresi kasların güçlendirilmesine yardımcı olur. Burada önemli olan egzersizlerin uzman kontrolünde planlanmasıdır.
Yüksek Etkili Spor Aktiviteleri
Koşu, zıplama ve sert zeminde yapılan aktiviteler diz eklemine tekrarlayıcı yük bindirir. Menisküs yırtığı olan bireylerde bu yüklenme, ağrının artmasına ve eklem içi inflamasyonun (iltihabi yanıtın) şiddetlenmesine neden olabilir.
Özellikle akut dönemde:
- Uzun mesafe koşuları,
- Plyometrik (zıplamalı) egzersizler,
- Sert zeminde tempolu yürüyüş
sınırlandırılmalıdır.
Alternatif olarak yüzme veya düşük dirençli sabit bisiklet gibi ekleme daha az yük bindiren aktiviteler tercih edilebilir. Ancak spor seçimi mutlaka hekim ve fizyoterapist önerisiyle yapılmalıdır.
Ağrıya Rağmen Aktiviteye Devam Etmek
Menisküs yırtığında ağrı, genellikle eklem içi hasarın bir göstergesidir. Sürekli ağrıya rağmen aktiviteye devam etmek, yırtığın genişlemesine veya eşlik eden kıkırdak hasarına yol açabilir. Ağrının yanı sıra şişlik (efüzyon), kilitlenme veya hareket kısıtlılığı varsa bu durum daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Hastaların en sık yaptığı hatalardan biri, ağrı kesici kullanarak yoğun aktiviteye devam etmektir. Analjezikler semptomu baskılayabilir ancak altta yatan mekanik sorunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle ağrı varlığında aktivite düzeyi yeniden gözden geçirilmelidir.
Kontrolsüz Egzersiz ve İnternetten Edinilen Programlar
Her menisküs yırtığı aynı değildir. Bazı yırtıklar konservatif (ameliyatsız) tedaviyle izlenirken, bazı durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Bu nedenle internetten edinilen standart egzersiz programlarını uygulamak uygun olmayabilir.
Yanlış yapılan germe veya kuvvetlendirme hareketleri diz eklemine zarar verebilir. Özellikle dizin iç rotasyonunu artıran veya aşırı fleksiyon gerektiren hareketler dikkatle planlanmalıdır. Fizyoterapi programı kişiye özel hazırlanmalı ve düzenli takip edilmelidir.
Aşırı Kilo ve Diz Eklemine Ek Yük
Vücut ağırlığındaki artış, diz eklemine binen aksiyel yükü artırır. Yapılan çalışmalar, her bir kilogramlık artışın diz üzerine birkaç kat fazla yük olarak yansıdığını göstermektedir. Bu durum menisküs üzerindeki mekanik stresi artırabilir ve semptomların şiddetlenmesine neden olabilir.
Bu nedenle ideal kilo aralığında kalmak, diz sağlığı açısından koruyucu bir faktördür. Beslenme düzeni ve fiziksel aktivite planı, genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak düzenlenmelidir.
Ne Zaman Uzman Değerlendirmesi Gerekir?
Aşağıdaki durumlarda ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurulması önerilir:
- Dizde ani kilitlenme veya tam açamama,
- Şiddetli ve geçmeyen ağrı,
- Belirgin şişlik,
- Dizde boşalma hissi.
Tanı sürecinde fizik muayene bulguları önemlidir. Gerekli görüldüğünde manyetik rezonans görüntüleme (MR) ile menisküs dokusu ayrıntılı olarak değerlendirilir. Tedavi planı; yırtığın tipi, hastanın yaşı, aktivite düzeyi ve eşlik eden patolojilere göre belirlenir.

Prof. Dr. Murat Demirel, 1974 yılında Ankara’da doğmuş, 1998 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde uzmanlık eğitimine başlamış ve 2004 yılında Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı unvanını almıştır. Uzmanlık sonrası dönemde kas-iskelet sistemi hastalıklarının cerrahi ve konservatif tedavilerine odaklanmış, yenilikçi ortopedik yaklaşımları klinik pratiğine entegre etmiştir.
Omuz, diz, kalça ve ayak bileği eklemlerine yönelik ileri düzey cerrahi uygulamalarda uzmanlaşan Prof. Dr. Demirel; omuz artroskopisi, diz protezi, robotik cerrahi, kök hücre tedavisi ve PRP uygulamaları konularında deneyim sahibidir. Güncel ortopedi pratiğinde fonksiyonel sonuçları artıran minimal invaziv ve biyolojik tedavi yöntemlerini önceliklendirmektedir.
Halen Ankara’daki özel kliniğinde ortopedi ve travmatoloji alanında hasta kabul eden Prof. Dr. Murat Demirel, ileri görüntüleme teknolojileri ve multidisipliner yaklaşımla kişiye özel tedavi planları oluşturmaktadır. Cerrahi ve rejeneratif ortopediyi birleştiren vizyoner yaklaşımıyla, hareket sistemi hastalıklarının tedavisinde yaşam kalitesini merkeze alan modern çözümler sunmaktadır.

