Diz kilitlenmesi, dizin tam olarak açılamaması veya aniden takılması durumudur. Bu durum mekanik bir engel nedeniyle oluşabileceği gibi, eklem içi yapısal bozukluklardan da kaynaklanabilir. Özellikle hareket sırasında aniden gelişen takılma hissi tipiktir.
En yaygın neden menisküs yırtıklarıdır; yırtık parça eklem aralığına sıkışarak hareketi engeller. Ayrıca serbest eklem cisimleri, ön çapraz bağ yaralanmaları, diz kapağı hizalanma bozuklukları ve kıkırdak lezyonları da dizin kilitlenmesine yol açabilir.
Belirtiler arasında dizin aniden takılması, kilitlenme hissi, ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı bulunur. Kişi dizini zorlayarak açmaya çalıştığında ağrı artabilir. Bazı hastalarda kilitlenme geçici olurken, bazı durumlarda kalıcı hale gelebilir.
Tedavi, kilitlenmenin nedenine göre belirlenir. Hafif vakalarda istirahat, buz uygulaması ve fizik tedavi yeterli olabilir. Ancak mekanik bir engel söz konusuysa, artroskopik cerrahi ile yırtık veya serbest cisim çıkarılabilir. Erken müdahale kalıcı hasarı önler.
Yazı İçeriği
Diz Kilitlenmesi Ne Anlama Gelir?
Diz kilitlenmesi, diz ekleminin tam olarak bükülememesi ya da açılamaması şeklinde tanımlanır. Hasta, dizini hareket ettirmek istediğinde mekanik bir engel varmış gibi hissedebilir. Bazı kişilerde bu durum birkaç saniye sürerken, bazılarında daha uzun süre devam edebilir. Kilitlenme hissi bazen ağrıyla birlikte olurken, bazen yalnızca hareket kısıtlılığı şeklinde ortaya çıkar.
Bu durum tek başına bir hastalık değildir. Genellikle diz eklemini oluşturan kemik, kıkırdak, bağ ya da menisküs yapılarından kaynaklanan bir sorunun belirtisi olarak değerlendirilir.
Diz Kilitlenmesine Neden Olan Durumlar
Diz eklemi karmaşık bir yapıya sahiptir ve pek çok farklı problem kilitlenme hissine yol açabilir. En sık karşılaşılan nedenler aşağıda özetlenmiştir.
Menisküs Yırtıkları
Menisküsler, diz eklemi içinde yer alan ve yük dağılımını sağlayan kıkırdak yapılardır. Ani dönme hareketleri, spor aktiviteleri ya da yaşa bağlı dejenerasyon sonucunda menisküs yırtıkları oluşabilir. Yırtılan parça eklem arasına sıkıştığında diz geçici olarak kilitlenebilir. Bu durum genellikle hareketle artan ağrı ve şişlik ile birlikte görülür.
Eklem İçi Serbest Cisimler
Diz eklemi içinde kopmuş küçük kemik ya da kıkırdak parçaları bulunabilir. Bu parçalar hareket sırasında eklem aralığına girerek mekanik bir engel oluşturur. Hasta dizini açmak ya da kapatmak isterken ani bir takılma hissi yaşayabilir.
Ön Çapraz Bağ ve Diğer Bağ Yaralanmaları
Bağ yaralanmaları genellikle travma sonrası ortaya çıkar. Diz stabilitesinin bozulması, eklem hareketleri sırasında kontrol kaybına ve kilitlenme benzeri hislere neden olabilir. Özellikle spor sonrası ani durma ve yön değiştirme hareketleri bu tür yaralanmalarla ilişkilidir.
Kıkırdak Hasarları
Diz eklem yüzeyini kaplayan kıkırdak dokuda meydana gelen hasarlar, eklem hareketini zorlaştırabilir. Kıkırdak yüzeyinin düzgünlüğü bozulduğunda, hareket sırasında sürtünme artar ve bu da kilitlenme hissi yaratabilir.
Diz Kireçlenmesi (Osteoartrit)
İleri yaşlarda daha sık görülen diz kireçlenmesi, eklem aralığında daralma ve kemik çıkıntılarına yol açabilir. Bu yapısal değişiklikler zaman zaman dizin takılması veya açılmakta zorlanması şeklinde hissedilebilir.
Diz Kilitlenmesi Belirtileri Nelerdir?
Diz kilitlenmesi yaşayan kişilerde belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. En sık ifade edilen yakınmalar şunlardır:
- Dizde ani hareket kısıtlılığı
- Bükme veya düzleştirme sırasında takılma hissi
- Hareketle artabilen ağrı
- Dizde şişlik veya dolgunluk hissi
- Bazı durumlarda ses gelmesi
Kilitlenme kısa süreli olabileceği gibi, dizin belirli bir pozisyonda kalmasına da neden olabilir. Uzun süren ya da tekrarlayan belirtiler, mutlaka uzman değerlendirmesi gerektirir.
Diz Kilitlenmesi Nasıl Değerlendirilir?
Diz kilitlenmesi şikâyetiyle başvuran hastalarda öncelikle ayrıntılı bir öykü alınır. Kilitlenmenin ne zaman başladığı, travma öyküsü, spor alışkanlıkları ve eşlik eden ağrı gibi bilgiler değerlendirme açısından önemlidir. Fizik muayene sırasında diz hareket açıklığı, hassasiyet ve stabilite kontrol edilir.
Gerekli görülen durumlarda görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir. Manyetik rezonans (MR) gibi tetkikler, menisküs ve bağ yapılarının ayrıntılı incelenmesine yardımcı olur. Ancak hangi tetkikin gerekli olduğu, hastanın klinik bulgularına göre belirlenir.
Diz Kilitlenmesi Tedavi Yaklaşımları
Diz kilitlenmesinin tedavisi, altta yatan nedene ve hastanın genel durumuna göre planlanır. Her hasta için tek tip bir yaklaşım bulunmaz.
Dinlenme ve Aktivite Düzenlemesi
Hafif vakalarda, dizin zorlayıcı aktivitelerden korunması ve günlük hareketlerin geçici olarak azaltılması önerilebilir. Bu süreçte dizin aşırı yüklenmemesi önemlidir.
Fizik Tedavi ve Egzersiz
Kas dengesini sağlamak ve eklem hareket açıklığını artırmak amacıyla fizik tedavi programları planlanabilir. Egzersizler, uzman kontrolünde ve kişiye özel olarak düzenlenmelidir.
İlaç Tedavisi
Ağrı ve iltihaplanma belirtilerinin azaltılması amacıyla bazı ilaçlar kullanılabilir. Ancak ilaç seçimi ve süresi mutlaka hekim tarafından belirlenmelidir.
Girişimsel ve Cerrahi Yöntemler
Menisküs yırtığı ya da eklem içi serbest cisim gibi mekanik sorunların varlığında cerrahi seçenekler gündeme gelebilir. Bu tür kararlar, hastanın yaşı, beklentileri ve eklem yapısı göz önünde bulundurularak verilir.
Ne Zaman Uzman Görüşü Alınmalı?
Diz kilitlenmesi tekrarlıyorsa, uzun sürüyorsa ya da günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyorsa, vakit kaybetmeden bir ortopedi uzmanına başvurulması önemlidir. Özellikle şiddetli ağrı, belirgin şişlik veya travma sonrası ortaya çıkan kilitlenmeler, ayrıntılı değerlendirme gerektirir.

Prof. Dr. Murat Demirel, 1974 yılında Ankara’da doğmuş, 1998 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde uzmanlık eğitimine başlamış ve 2004 yılında Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı unvanını almıştır. Uzmanlık sonrası dönemde kas-iskelet sistemi hastalıklarının cerrahi ve konservatif tedavilerine odaklanmış, yenilikçi ortopedik yaklaşımları klinik pratiğine entegre etmiştir.
Omuz, diz, kalça ve ayak bileği eklemlerine yönelik ileri düzey cerrahi uygulamalarda uzmanlaşan Prof. Dr. Demirel; omuz artroskopisi, diz protezi, robotik cerrahi, kök hücre tedavisi ve PRP uygulamaları konularında deneyim sahibidir. Güncel ortopedi pratiğinde fonksiyonel sonuçları artıran minimal invaziv ve biyolojik tedavi yöntemlerini önceliklendirmektedir.
Halen Ankara’daki özel kliniğinde ortopedi ve travmatoloji alanında hasta kabul eden Prof. Dr. Murat Demirel, ileri görüntüleme teknolojileri ve multidisipliner yaklaşımla kişiye özel tedavi planları oluşturmaktadır. Cerrahi ve rejeneratif ortopediyi birleştiren vizyoner yaklaşımıyla, hareket sistemi hastalıklarının tedavisinde yaşam kalitesini merkeze alan modern çözümler sunmaktadır.

